Çözüm İnkar Değil Yüzleşme!

Tarihe Dersim Katliamı olarak geçen ve 4 Mayıs 1937 yılında TBMM’de Bakanlar Kurulunun çıkardığı ‘Dersim Tenkil Kararları’ adlı kararname sonucu başlayan katliamın bugün 87. yıl dönümü. Katliamda resmi açıklamalara göre 16 bin, Dersim halkının anlatımlarına ve tanıklara göre 70 bin Alevi Kürt çoğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere köylerde, mağaralarda, dere kenarlarında; bombalanarak, kurşuna dizilerek, yakılarak, kimyasal gaz kullanılarak, uçurumlardan atılarak öldürüldü.Dersim katliamı sürecinde, on binlerce Dersimli sürgüne gönderildi ve binlerce çocuk da evlatlık verildi. Dersimliler, katliamdan sağ kurtulan ve evlatlık verilen çocukların akıbetlerine ulaşamadı.

Dersim, Kürt Alevilerin yaşadığı kadim bir coğrafya olması, farklı inanç ve etnik kimliğe sahip olmalarındandır ki idealize edilen ulus-devlet imajına uymayan “ulusal sınırlar içindeki en büyük sorun”, “acilen medenileştirilmesi gereken bir çıban” olarak adlandırıldı. Devlet söyleminde “yabancı” olarak tanımlanan Dersim, “ıslah edilmesi”, “boyun eğdirilmesi”, “ele geçirilmesi” gereken bir coğrafya olarak tasvir edilerek dağı, taşı, ormanı, insanı katledilerek hafızalardan silinmesi amaçlandı.

87 yıldır üstü örtülmeye, karanlıkta bırakılmaya çalışılan Dersim katliamı, başta Dersim halkı olmak üzere tüm ezilen ve ötekileştirilen halkların hafızasında canlılığını korumaya devam etmektedir. Ulus Devlet yapılanması adına gerçekleşen tüm asimilasyonlar, tüm katliamlar, tüm inkar politikaları aslında halklara ve toplumsal değerlere yapılan en büyük ihanettir.

HDK Halklar ve İnançlar meclisi olarak, 4 Mayıs’ta Dersim katliamında hayatını kaybedenlerin anıları önünde saygıyla eğiliyor, devletin bu katliam tarihiyle yüzleşmesi için mücadelemizi sürdürüyoruz. Tunceli adı değiştirilmeli, Dersim adı iade edilmeli; Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalı, 1937-38 döneminde sürgün edilen Dersimlilerin zararları tazmin edilmeli, ailelerinden alınarak başkalarına verilen Dersim’in kayıp kızlarının akıbetleri ortaya çıkarılmalı, Genelkurmay arşivleri açılmalıdır.

Tekçi ulus devlet aklıyla, halkların kıyımını gerçekleştiren bu anlayışın günümüze uzanan inkar politikalarını derhal ortadan kaldırmasının en güçlü adımı, gerçekleştirdiği bu katliamlarla amasız fakatsız yüzleşmesi ve halka hesap vermesi olacaktır.

 

HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ
HALKLAR VE İNANÇLAR MECLİSİ