Sınırlarda İşkenceyi Durdurun, İltica Hakkını Tanıyın

06.08.2022

Türkiye’nin iç ve dış sınırları, mültecilere yönelik zulmün ve ölümlerin, karşılıklı olarak geri itme ve ileri itmelerin, güvenlik adı altında mülteciler üzerinden yapılan devletlerarası pazarlıkların adresi oldu. Neredeyse her gün sınır bölgelerinde ve geri gönderme merkezlerinde mültecilere yönelik işkence ve kötü muamele, ayrımcılık, yaralanma ve ölüm haberleri alıyoruz. Son olarak, dün ortaya çıkan, İran sınırında insan kaçakçıları tarafından mültecilere yapılan işkence görüntüleri ve fidye talepleri, insan haklarının nasıl acımasızca ihlal edildiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Sınır bölgelerinin, devletler ve Avrupa Birliği tarafından güvenlikleştirilmesi, Türkiye-Yunanistan ve Türkiye-İran sınırlarında insan kaçakçıları ve insan ticareti yapan çeteler için uygun koşulları sağlamaktadır. Mülteciler, Türkiye’nin mülteci statüsünü tanımaması ve ileri itme politikaları yüzünden Ege Denizi’nde, Meriç Nehri’nde ve Van Gölü’nde boğularak, İpsala’da veya Van’da donarak yaşamlarını kaybetmektedir. Van sınırında yapılan araştırmaların raporları ve yerel halkın gözlemleri, insan kaçakçılarının uluslararası ağlara sahip olduğunu, hem İran tarafındaki sınır bölgesinde hem de Türkiye tarafında devlet görevlilerinin kaçakçıların suçlarına göz yumduğu veya onlarla işbirliği yaptıklarını göstermiştir. Kaçakçı çetelerin faili, sorumlusu veya sebebi olduğu ölümler, kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet suçları başta Van sınırı olmak üzere Edirne ve diğer bölgelerde ayyuka çıkmıştır.

Başta Erdoğan ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere savaş kışkırtıcılığı ve siyaseti, sınır dışı operasyon, yeni işgal hazırlıkları yapan tüm iktidarlar ve emperyalist güçler mültecilerin sınırlarda yaşadıkları zulümden sorumludur. Göçü yaratan, göçün sebeplerini oluşturan veya buna ortak olan emperyalist güçlerin iltica hukukunu tanımamaları ve iltica prosedürlerini uygulamamaları, geri göndermeme ilkesini ihlal etmeleri mültecilerin hayatlarına bedel olmaktadır. Daha da geç olmadan bu yanlıştan dönülmeli, sınırlarda işkence durdurulmalı, insan kaçakçıları hak ettikleri cezayı almalıdır.

Mülteciler devletlerin ve onların güvenlik adı altındaki pazarlıklarının sebep olduğu zulüm politikalarına terk edilemez. İnsanların yaşamlarını risk altında bırakacak politika ve uygulamalardan vazgeçilmelidir. Şiddet, sömürü ve ırkçılık üreten sınır rejimlerine karşı birlikte mücadele edilmeli, savaş, çatışma ve siyasi baskı sebebiyle hareket edenlerin haklarına erişimleri sağlanmalıdır.

HDK Göç ve Mülteciler Meclisi & HDP Göç ve Mülteci Komisyonu
6 Ağustos 2022